Buradasınız

İKİ MAHCUBİYETTEN İLKİ [TAHA KIVANÇ]

Kaynak: Yeni Şafak Gazetesi 02 Mart 2007 târihli Nüshâsı
Yazan: Taha Kıvanç

İki mahcubiyetten ilki

Sonradan mahcubiyet duyduğum pek az vukuatım var benim. İki sebepten mahcubum bugün: Bütününü okusanız çok daha iyi olacağını bildiğim halde bir mektubu hayli kısaltarak ilginize sunacağım, bu birinci mahcubiyet; bir de mektup yazarının anlatımıyla tanıyınca, hitap ettiği kişiyi şimdiki haline getirmekten de payıma düşen bir mahcubiyet var…

Geçenlerde (21 Şubat 2007) Cumhuriyet gazetesinde "İÜ'de Fethullah incelemesi" başlığıyla bir haber çıktı. Habere göre, YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şafak Ural hakkında İstanbul Üniversitesi'ne bir yazı yazmış… İlginç bir iddia seslendiriliyor o yazıda. Okuyalım:

"İslâmî Araştırmalar Vakfı tarafından yayınlanan, Acar Matbaacılık Tesisleri'nde basılan ve Üniversiteniz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şafak Ural'ın editörlüğünü yaptığı Bilgi, Bilim ve İslâm adlı kitabın Fethullah'cı editör ve yazar kadrosu içinde yer aldığı, kitabı bastıran kuruluşun özelliği ve kitabın baştan sona içeriği nedeniyle bu yer alışın mâsum bir faaliyet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, kitabın önsözünde yazarların 'İlmin menşei Allah'tır' tarzındaki ifâdelerin vurgulandığı ve 'Periyodik cetvelin Ebced hesâbıyla yeniden adlandırılmasının' teklif edildiği, söz konusu kitapta adı geçen rektör yardımcısının sorumluluğunun hukukî açıdan değerlendirilmesinde; kitaptaki görüşlerin bir toplantıda ele alınması ve kitap hâline getirilerek yayın yoluyla duyurulmasının Anayasa'nın başlangıç bölümündeki lâiklikle ilgili vurguya aykırı olduğu; adı geçen rektör yardımcısının müsbet bilim anlayışına aykırı olan kitabın yazılmasında etken olan kişilerle beraber böyle bir kitapta editör olarak yer almasının ve kitapta diğer yazarlarca geçirilen ifâdelere editör olarak itirazlarını belirtmemiş olmasının, Anayasa'nın çağdaş eğitim-öğretim esaslarını öngören yüksek öğretim kurumları ile ilgili bölümlere ters düştüğü…"

Sanıyorum anladınız: Bu açık mektubun muhatabı YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç… Mektubu yazan da bir başka bilim adamı: Prof. Ahmet Yüksel Özemre…

Gazetedeki haberi okuduğunda aklına "YÖK Başkanına atfedilen yazıyı densiz mi densiz bir bürokrat yazmış ve kendisine imzalatmış olmalı" düşüncesi gelmiş Prof. Özemre'nin… Sözü edilen kitaptan haberdar olduğu ve konunun doğrusunu bildiği için değil bu tepkisi; Erdoğan Teziç'i çocukluğundan beri ve bütün özellikleriyle tanıdığı için de böyle düşünmüş…

"Size izâfe edilmekte olan söz konusu yazı, Bilgi, Bilim ve İslâm başlıklı kitap üstünkörü dahî tetkik edilmeden yazılmıştır" diyor Prof. Özemre. İslâmî İlimler Araştırma Vakfı tarafından yıllardır sürdürülen 'tartışmalı ilmî toplantılar' çerçevesinde yapılan bir toplantının tebliğ ve tutanaklarıymış kitaplaştırılan… "Habere konu edilen toplantı bundan tam 24 yıl önce, 1983'te, yapılmıştı" diyor Prof. Özemre. Kitap da 1987 yılında yayımlanmış, yani 20 yıl önce…

İyi saatte olsunlar, 24 yıl önceki bir ilmî toplantıda konuşulanları, katılımcılardan birini giyotine göndermek üzere bugün kullanmaya kalkıyor... Hukuktaki 'zaman aşımı' ilkesine bile aldırış etmeden hem de…

Vakfın ilmî toplantılarına o kadar yıl boyunca binlerce bilim adamı katılmıştır; toplantıların tutanaklarından oluşturulan 47 ciltlik külliyatı onbinlerce kişi okumuştur…

Haberde, Şafak Ural'ın (o zaman Doç. Dr. unvanını taşıyormuş) toplantıya sunduğu tebliğle ilgili olumsuz bir noktaya temas edilmiyor. Yok çünkü. Başkalarının söylediklerinden ve o söylenenlerin kitaplaştırılmasından sorumlu tutuluyor Prof. Ural…

Nasıl buldunuz? Prof. Teziç imzasıyla İstanbul üniversitesi Rektörü Prof. Mesut Parlak'a gönderilen yazıda 'suç' imiş gibi aktarılan görüşlerin hiçbiri Şafak Ural'a ait değil, ama sanki bütün görüşler onunmuş gibi sunuluyor… Dahası, tutanakların kitaplaştırılması sürecinin sorumluluğu da, 'editör' kimliği yakıştırılarak, yine Şafak Ural'a mâl ediliyor…

"Oysa" diyor Prof. Özemre, "Kitabın editörü Şafak Ural değildir." 20 yıl önce basılmış olmasına rağmen ulaşılabilinen kitabın 2. sayfası açıldığında 'editör' olarak iki bilim adamının ismiyle karşılaşılıyor; ama o iki isimden biri Şafak Ural değil… Editörü olmadığı bir kitaptan dolayı editör gösterilerek suçlanıyor Prof. Ural…

YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç'in şikâyet mektubunun hedefi Prof. Şafak Ural'ın savunmasına Prof. Ahmet Yüksel Özemre'nin koşması "Allah herkese onun gibi hoca nasip etsin" duasını ettiriyor. 'Bilimde basitlik ilkesi' başlıklı tezini epistemoloji dalında yapan Şafak Ural'ın doktora hocasıymış Prof. Özemre…

Beni kahreden ise öteki mahcubiyetim. Yarına.

Tasarım & Geliştirme | magicleaves