Buradasınız

TASAVVUF İLE TAOİZMİN ANAHTARI BİR [NURİYE AKMAN]

Tarih: 8.Ekim.2001
Kaynak: Sabah Gazetesi


Tasavvuf ile Taoizmin anahtarı bir

Türkiye'nin ilk atom mühendisi, çeşitli uluslararası bilim kurumunda Türkiye'yi yıllarca temsil eden, Atom Enerjisi Kurumu'nun eski başkanı, Ahmet Yüksel Özemre, enerjiden tasavvufa, fizikten müziğe, felsefeden edebiyata kadar ilgilenip üretmediği bir alan kalmayan, çok özel bir insan.

Türkiye'deki pek çok "önemli" değil de "değerli" insan gibi bugün kıyıda, arka cephede, kendi entelektüel çalışmaları içinde yaşıyor. Vaktiyle solcuların "sağcı", sağcıların da "solcu" diye damgalayıp hayatını zindana çevirmeye çalıştığı Özemre, olaylar, mahkemeler, hastalıklarla dolu zorlu yaşamındaki bilimsel ve sosyal birikimlerini 300 makaleye, halen üniversitelerde okutulan 12 cilt ders kitabına ve ayrıca 14 kültür içerikli kitaba aktarmayı ihmal etmedi.

Bu arada çeviriler de yaptı. "Meraklısının" heyecanla izlediği bu kitaplardan biri Kaknüs Yayınları arasında 1998'de çıktı: "İbn Arabi'nin Füsus'undaki Anahtar-Kavramlar".

Kitabın yazarı Prof. Toshihiko İzutsu, ömrünü dünya tarihindeki pekçok mistik düşünceyi incelemeye adayan bir Japon. İzutsu, orijinal adıyla, "Tasavvufta ve Taoizmdeki Felsefi ve Anahtar Kavramların Karşılaştırmalı Bir incelemesi"nde İbn Arabi ile, Türk okurunun kısaca Tao olarak bildiği, Lao Tzu ve Çuang Tzu'nun dünya görüşlerinin şaşırtıcı benzerliklerini ortaya koymuştu. Özemre'nin yetkin çevirisiyle iki yıl önce meraklılarıyla buluşan birinci cildin ardından sabırsızlıkla beklenen ikinci cilt de geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Özemre bu ciltte de çarpıcı güzellikte bir çeviri sunuyor okura. Hem tad alıyor, hem anlıyorsunuz. "Entelektüel blokajları" nedeniyle birinci kitaptaki İbn Arabi ile ilgilenmeyen okurları, hiç değilse bu ikinci kitaptaki "Tao" ile buluşmaya çağırıyorum.

- İzutsu'nun kitabından sayenizde çok yararlandım, sağolun, varolun. Bu kitabı tercüme etme ihtiyacı nasıl doğdu sizde?

- Efendim; küçüklüğümden beri benim tasavvuf ve özellikle de İbn Arabi'nin Vahdet-i Vücud öğretisini idrak etmek hususunda bir şevkim ve heyecanım vardı. Bunda, gayet tabii, hem okuduğum hem de bulunduğum muhitlerin tesiri büyük olmuştur. 1967'de rahmetli Prof. Toshihiko İzutsu'nun bu kitapları elime geçtiği zaman, okur okumaz hemen tercüme etmeye başladım. Bir buçuk sene sonra bu tercümeye ara verdim. Aradan yirmi beş sene geçtikten sonra şevkim yeniden geldi. Tercümeyi 3,5 yılda bitirdim.

- Izutsu'nun Arapça'dan İngilizceye yetkin bir tercüme yapabileceğine dair kafanızda soru işaretleriniz oldu mu?

- Olmadı; çünkü Prof. Izutsu hem Japonya'da Kyoto üniversitesinde hem de Kanada'da McGill Üniversitesi'nde zamanını paylaşan, pekçok batı dili yanında çok iyi Arapça, Farsça, Çince, Türkçe bilen kıymetli bir zat. Eserlerinin beş-altı tanesi de zaten muhtelif zevat tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiştir. Sadece Füsus ve Taoculukla ilgili eseri büyük zorluklar arzettiğinden tercüme edilmemişti. Bu tercüme de fakire nasip oldu.

- İlk kitap ne kadar sattı?

- "İbn Arabi'nin Füsus'undaki Anahtar Kavramlar" Prof. Isutzu'nun eserinin birinci bölümünü teşkil eder.Baştanbaşa Füsus'un semantik bir incelenmesi ve şerhi olan bu eser, onbir ay gibi kısa bir zamanda, üçbin tane sattı. İkinci baskısı ise bitmek üzere. Bu eserle ilgili olarak pekçok kişiden teşekkür babında faks, e-mail, telefon aldım. Çoğu evime kadar gelerek "Allah senden razı olsun" dediler. Kanaatimce Füsus'un ruhunu bu eserden daha iyi bir şekilde anlatan başka bir şerh yoktur.

- Türk okuru da bayağı açmış İbn Arabi'ye demek. Hiç ummadığınız insanların elinde görüyorum kitabı.

- Sebebi şudur: Türkçe'de bulunan ve yeni harflerle basılmış iki Füsus tercümesi var. Nuri Gençosman'ın Milli Eğitim Bakanlığı klasiklerinde yayınlanan ve Ahmet Avni Konuk'un Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı yayınlarında çıkan. Bunlardan biri tercüme diğeri de lisanının çok ağdalı olması sorunu bakımından anlaşılamıyordu. Prof. Izutsu'nun batı felsefesi kalıplarına göre yazmış olduğu ve de benim de çevirmiş olduğum bu kitapta ise, idraki yeterince olgunlaşmış bir kimse için, Füsus'un anlaşılmayacak bir tarafı kalmıyor. Bu bakımdan Füsus'a ve İbn Arabi'ye aşık olan Türk halkı bundan memnun oldu, çeviri büyük ilgi gördü.

- Tabii Türk halkı dediğniz zaman 70 milyondan değil, tasavvuf kültür ve terbiyesine aşina kimselerden bahsediyorsunuz herhalde.

- Elbette. Füsus'u anlaşılabilir bir kitap halinde ortaya koyabilecek bir şerhin bulunması gerekiyordu. Bundan evvel Kaşani, Sofyalı Bali Efendi, Bosnalı Abdullah, Muhammed Nurül Arab vb... gibi pekçok kimsenin şerhi var. Ama bunlar dil açısından ve latin harfleriyle basılmamış yayınlar. Yeni Türkçe'yle basılmış, bugünkü Cumhuriyetin bize kazandırmış olduğu idrak düzeyi ve felsefe kavramlarıyla anlaşılabilecek tek şerh Profesör Izutsu'nun kitabıdır.

- Tao'yu içeren ikinci kitabın çevirisi ne kadar zamanda bitti?

- Füsus'u okuyanlar, Izutsu'nun kitabının ikinci kısmını da tercüme etmemi telefonla, e-postayla ve evime kadar gelerek benden taleb ettiler. Benim, Türk halkını ilgilendirmeyeceği düşüncesiyle, bu ikinci kısmı tercümeye hiç niyetim yoktu. Fakat bu kadar ısrar karşısında dayanamadım ve bu tercümeyi bir buçuk senede bitirdim.

- Taoizm-Tasavvuf buluşması hiç ilgiyi çekmez olur mu? Görürsünüz bu kitap da çabuk tükenecek.

- Milattan dört beş asır önce Çin'de Pekin civarında zuhur eden Lao-Tzu adında (artık efsanevi biri midir yoksa gerçekten yaşamış biri midir buna kimse tam manasıyla karar veremiyor) bir bilgenin yazdığı Tao Te Çing diye bir kitap var. 81 bölümden oluşan kısa bir kitap. Buna yaklaşık yüz sene sonra bir yorum getiren Çuang-Tzu diye bir başka Taocu düşünürün bir kitabı daha var. Profesör Isutzu, Tao Te Çing ve Çuang-Tzu'nun buna getirdiği yorumu temel alarak Taoculuk'taki anahtar kavramların da semantik bir incelemesini yapıyor.

- Ve sonra benzerliklerine şaşıyor, değil mi?

- Evet, görüyor ki semantik olarak incelediği İbn Arabi'nin tasavvufundaki anahtar kavramlarla Lao-Tzu ve Çuang-Tzu'nun Taoculuğundaki anahtar kavramlar arasında hemen hemen birebir bir tekabüliyet var. Birbirinden 9500 km uzaklıkta üç kişi...İkisi Pekin'de Milat'tan dört beş asır önce zuhur etmiş. Üçüncüsü Milat'tan oniki asır sonra İspanya'da zuhur etmiş. 17-18 asırlık bir zaman aralığı ve büyük bir lisan farkı var: 28 harfle yazılan Arap alfabesi, 40 bin idiogramla yazılan Çin alfabesi. Şimdi bu düşünürlerin aynı şeyleri söylemesi ve aynı dünya görüşünü dile getirmesi ve bu aynı dünya görüşünü dile getirirken de bunların arkalarındaki kavramsal çerçevenin hemen hemen aynı oluşu, Profesör Izutsu'yu ve buna vakıf olan herkesi hayran bırakan bir özellik.

- Sizin bu eşsiz buluşmaya yorumunuz nedir?

- Cenab-ı Hakk kendi esrarını muhtelif iklimlerde ve muhtelif zamanlarda istediği şahısların gönlüne istediği neşve ve renklerle bezenmiş olarak indirme kudretine sahiptir. İbn Arabi gibi Hz. Muhammed'in şeriatına bağlı biri de, herhangi bir peygamberin şeriatına bağlı olmayan Lao-Tzu ve Çuang-Tzu da, tek bir ilah olduğunu ve bu ilahın Varlığın çeşitli kademelerden nüzul ederek (inerek) tecelliler halinde idrakimize hitab etmesini de kozmik istihalenin (dönüşüm, transformasyon) mahiyetini de aynı görüş açısından teşhis etmişlerdir.

- Allah şunu mu demek istiyor; varlık bilgisinin tekeli tek bir dinde değil?

- Herkes Allah'ın kulu. İslam itikadına göre Adem de bir İslam peygamberidir, Musa da, İsa da, Muhammed (s.a.v.) de... İslam, Allah'ın insanlara: 1) kendisine ve 2) kendi yarattığı kadere iman etme ve teslim olma çağrısıdır. Adem'den Muhammed'e kadar hepsi bu öğretiyi getirmiştir. Yalnız aralarında zaman ve zemine uygun olarak farklı şeriatlar vardır. Mühim olan Allah'a ve O'nun hükmüne inanmak ve teslim olmaktır. Nitekim Kuran'da Bakara suresinin 62. ayeti şöyle demektedir: "Şüphe yok ki inananlar ile yahudilerden, hıristiyanlardan ve sabiilerden Allah'a ve ahiret gününe inanalar ve iyi işler yapanlar için Rabb'lerinin katında ecirler vardır. Onlar için artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır".

Tasarım & Geliştirme Tasarım & Geliştirme | magicleaves